
Gazeteler vardır..
Okumak için..
Gazeteler vardır, kullanmak için. Hani, piknik alanlarında sofra örtüsü olarak kullanılır. Yada şarapçıların şişelerine kılıf olurlar. Hatta, geçenlerde haberlerde okudum, sevgili levent kırca elindeki şişeyi gizlemek için kullanmış ve herzamanki mezahi yaklaşımı ile yorumu patlatmıştı.
Dedik ya, gazeteler vardır..
Bizim insanımız pek gazete okumaz. Okuyanların yarısı da magazin sayfalarındaki cıbıl hatunlara seyirci olur, söyle ortama bir göz atarak spor(spor adı altındaki futbol magazini) bölümüne geçer. Pek mühim bir konudur fenerbahçenin bu seneki transferleri, ya da kimin yurtdışına gittiği.! Laf aramızda fenerli dostlar kızmasın hemen ben de fenerbahçeliyim:)
Aslında, o cıbıl hatunlara gark olan ya da haydar abiye derin manalı sorular yöneltilen, ya da spor adı altında futbol geyiğine gark olan gazetelerde kendisine küfür edildiğini de pek farketmez. İnançlar ve düşünceler inceden deformasyona uğrar, insanlar sadece güler geçer.
Belki bir selüloz çarşaf üzerine yazılmış olması, ya da köşe yazarlarını çok da büyük adam sananlar inanırlar bu siyah sembollerden düzmece yazılara. Öyle ya, memleketimizde gazete okuyanlar için yapılmış bir değerlendirme vardır. Gazete okuyan insanımız iki katagoride değerlendirilebilir. Okuduklarının hepsine inananlar, ve hiçbirine inanmayanlar.
Bilgiyi, kendi tecrübelerinin süzgecinden geçirip, kendi değer ve tecrübeleri ile karşılaştırabilecek efendilerimiz malesef gittikçe azalmakta. Hal böyle olunca, sadece gazete okumak ya da okumamak, bilgiye ya da yalana inanmak ya da inanmamak bambaşka bir paradoks halini alıyor.
Ayrıca aklıma gelmişken, memleket medyalarının malum patronu, bir zamanlar başka bir patron ile ortak karar almış, uyguladıkları sistem ile bağımsız gazete ve dergilerin bir çoğunun kapanmasına sebep oluşlardı. Hasan Kaçan`ın çıkardığı mizah dergisi USTURA`yı hatırlayanlar bu dönemi çok iyi hatırlayacaklardır. Diğer süreli yayınları düzenli takip eden arkadaşlar da söyle 1996-7 li yıllara geri dönerlerse durumu hatırlayacaklardır.
Geçtiğimiz seçimlerde malum neşriyat içindeki bazı köşe yazarı arkadaşlar akp ye verilen oyları hazmedememiş olmalılar ki, vatandaşa yönelik çok ağır yazılar yazdılar.
"göbeğini kaşıyan kıllı ayı" bakınız kim demiş?
http://www.iusozluk.net/g%C3%B6be%C4%9Fini%20ka%C5%9F%C4%B1yan%20adam.iu
"bidon kafalı" bakınız kim demiş?
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=99266&interstitial=true
Elbette gerek blog dünyasında, gerek başka yer ve şekillerde bu toplum asalaklarına tepki gösterenler de mevcut.
bakınız efem, bir blogcu kardeşimizin yorumu:
http://kemaloncu.blogcu.com/3903665/
Elbette tün bu olan bitenin yanında, lafını yiyenlerde mevcut, bir ara derlemiştim, bakınız efem:
http://cicekli.blogcu.com/10312851/
Neyse, bir cumartesi akşamı için yeterince yazdım. Şimdiii, nerden esti bu düşünceler..?
Ne zaman olduğunu hatırlamıyorum, malum gazetelerde, hani kullanmak için olanlardan biri geçti elime. Gözüm takıldı. Malum kuyruk acısı bir türlü geçmemiş şahsiyetin zehir zembelek yazısına takıldım. Hem de sözlerini Atatürk arkasına saklanarak pek güzel söylemiş. Bırakın kardeşim artık Atatürk arkasına saklanmayı. Hele ki onun arkasına saklanarak, sözde onun ideallerini savunuyormuşcasına halkı aşağılamayı bırakın.
Siz, istediğiniz parti ya da düzen gelince yalayacak yer arıyorsunuz, ama halk başka söylediğinde zehir kusuyorsunuz. Kusura bakmayında, o medya plazalarından göründüğü gibi değil bu ülke. Ve dünya değişiyor, türkiye de kaçınılmaz bir şekilde bu değişimden etkileniyor. Sokaklarda pantolonu kıçından düşen gençlere isyan ederek, insanımızın magazine gark olduğunu, bidon kafalı olduğunu söyleyerek varabileceğiniz bir yer yoktur. Ve aslında düşündüğünüzde, bu milleti bu hale getirmekte biraz payınız olduğunu hatırlayıp biraz da UTANIN.
Eğer ki, amaç insanlara bilgi vermek olsaydı, pazar günleri mayolu hatun resimleri ile dolu gazete ekleri vereceğinize insanlara bir kitap hediye ederdiniz. Hani o tv`lerdeki bilgi yarışmaları varya, onlarda fasa fiso. Bilgili bir insana verilecek en güzel hediyedir kitap, bunu herkes bilir. O tv programlarına seçilen insanların da özellikle eğitim seviyesi değerlendirmesinden geçtiğini düşünüyorum. Amaç insan psikolojisine hükmetmektir. Söyle düşünün; İnsan egolarının okşanmasından hoşlanan bir canlıdır. Bu kendi kendine ya da başkası tarafından gerçekleştirilebilir. Bu programlarda kendi kendine bir tatmin söz konusu. Ekran başında her soruyu bilen vatandaş bundan duyduğu haz ile kendini tatmin eder ve programdan kopmaz. Böylece tv kanalı izleyiciyi esir eder. Geniş açıklamaya gerek yok düşününce kolay çözülecek bir durum.
Konuyu bağlayacağım ama yazdıkça medyanın bu ülkeye verdiği zararı düşünüp isyanımı kelimelere dökesim geliyor. Belki başka zaman yine dalarız bu konulara ancak şimdilik noktalayalım.
Hakkı yalçın denen herif, yazdığın bu yazıdan dolayı seni ESEF ile kınıyor ve en derin serzenişlerini iletiyorum. Yazıklar olsun sana ve senin gibilere... Eğer halkı bir torba kömüre oy satmak ile suçluyorsan, sana şunu söylemek lazım. Bil ki, bu ülkede karnı aç yatan, hafta pazarı çöpünden sebze toplayarak yaşayan insanlar var. Dilersen bir hafta pazarı toplanırken git izle. Ancak sizin gibi toplumu aşağılayan insanlar heralde hiç halk pazarına gitmez, tüm alışverişinizi kapıcınıza ya da çafçaflı alışveriş merkezlerinden yaparsınız. Yok yapmazsanız, bunları bilip de yazıyorsanız, ekmeğini yediğiniz memlekete ihanet ediyorsunuz demektir. Madem çok gönüllüsünüz toplumu aydınlatmada, en azından şu köşenizde insanlara zehir kusmayı bırakın. Daha büyük iyiliğiniz olmaz. Ayrıca o bahsettiğiniz halk, bir torba kömüre fit olmuş. Peki siz? Sizin bir bedeliniz var mı? Yok mu?
Unutmadan, M.K.Atatürk sadece sizin değil bu toplumun lideridir. Kendine maal edip her türlü fenalığı yaparak bu ülkeye, bu insanlara zarar verenleri ESEF ile kınıyorum.
not: Şahsiyetin yazısı
Düşünenler düşüncelerinin,diğerleri onların kölesi olur.
19/7/2008 ·
« Önceki :: Sonraki »
Son Yazılarım
- Düşünenler düşüncelerinin,diğerleri onların kölesi olur.
- ay ken futbol :)
- ısınma turları...
- ben gel-dim..
- BEHLÜL-İ DÂNÂ
- trabzon - kolbastı
- 21.6.2006 - mutlu yaşamak için.
- zaferin adı..
- Siyasi farklılıklar..!
- hey taksiii..
- MSN kim engelledi?
- severim barış abiyi..
- D.H.Lawrance.. Hepsimi kafadan kontak bunların..
- 19.6.2006 - beklemeyin, hayat sürprizlerle dolu
- yanarım yanarım nalbantlara..
- don`t worry , ama yemiyor bu gece..
- youtube.com izlemek için..
- 16.6.2006 - hayata dair
- 1.6.2006 - şimdi artık içim rahat ve öfkem yatıştı.
- kaçanın anası ağlamaz
- üstad, poğaçalar taze mi?
- linux forever
- bayramınız mübarek olsun
- 11.6.2006 - İstanbul, martılar ve insanlar
- yardım edin
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
- 3d mutfak çizimlerim
- internet bankacılığı için 10 güvenlik önerisi
- imeem.com müziklerim
- Engin Ardıç- Yazıları
- yardım edin..!
- million picture
- israili boykot edin..!
- küçük kurbağa
- karete kamil efsanesi
